AB Yapay Zeka Yasası

1. Kapsam

AB Yapay Zekâ Yasası; yapay zekâ sistemlerini AB pazarına sunan, kullanan veya bu sistemlerin sonuçlarından AB içinde etkilenen tüm aktörleri kapsar. Sağlayıcının veya kullanıcının AB içinde ya da üçüncü bir ülkede bulunması bu kapsamı değiştirmez.

Yönetmelik; yapay zekâ sistemlerinin sağlayıcılarını, konuşlandırıcılarını, ithalatçılarını, dağıtıcılarını, ürün üreticilerini, yetkili temsilcilerini ve AB’de bulunan etkilenen kişileri kapsar. Buna karşılık, yalnızca askeri, savunma veya ulusal güvenlik amaçlarıyla kullanılan, piyasaya sürülmeyen veya AB’de hizmete alınmayan sistemler kapsam dışındadır.

Bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetleri, piyasa koşullarında test edilmediği sürece kapsam dışında tutulmuştur. Ayrıca tamamen kişisel ve profesyonel olmayan kullanım da yükümlülük doğurmaz. Açık kaynaklı yapay zekâ sistemleri ise yalnızca yüksek riskli veya yasaklı kullanım kapsamına girdiğinde düzenlemeye tabi olur. Yönetmelik; veri koruma, tüketici hukuku ve ürün güvenliği alanındaki mevcut AB mevzuatını ortadan kaldırmaz, aksine onlarla birlikte uygulanır.

2. AB Yapay Zekâ Yasasının Amaçları

AB Yapay Zekâ Yasası üç temel hedef üzerine inşa edilmiştir:

  • Birincisi, AB pazarına sunulan yapay zekâ sistemlerinin güvenli, öngörülebilir ve temel haklara saygılı olmasını sağlamaktır.
  • İkincisi, yapay zekâ alanındaki yatırımların ve inovasyonun önünü açacak hukuki kesinliği oluşturmaktır.
  • Üçüncüsü ise, mevcut temel haklar ve güvenlik düzenlemelerinin etkin uygulanmasını ve denetlenmesini güçlendirmektir.

Bu çerçevede yasa, teknolojiyi sınırlamayı değil; risk temelli bir yaklaşımla kontrol edilebilir ve sorumlu kullanım sağlamayı hedefler.

3. AB Yapay Zekâ Yasası Şunlar İçin Geçerlidir

Yasa; AB içinde geliştirilen, kullanılan veya sonuçları AB’de etkili olan yapay zekâ sistemleri için geçerlidir. Buna; küresel teknoloji şirketleri, SaaS sağlayıcıları, sanayi üreticileri, kamu kurumları ve özel sektör aktörleri dahildir. Özellikle, yapay zekâyı ürünlerinin bir parçası olarak piyasaya süren üreticiler ile karar destek, sınıflandırma, değerlendirme veya tahmin amaçlı sistemleri kullanan kurumlar doğrudan düzenleme kapsamına girer.

4. Risk Seviyeleri

AB Yapay Zekâ Yasası’nın omurgasını risk temelli sınıflandırma oluşturur:

Minimal Risk: Düşük veya minimal risk taşıyan yapay zekâ sistemleri (spam filtreleri, basit öneri motorları vb.), ek bir yasal yükümlülük olmaksızın geliştirilebilir ve kullanılabilir.

Sınırlı Risk: Temel yükümlülük şeffaflıktır. Kullanıcıların bir yapay zekâ sistemiyle (örneğin deepfake üretimi) etkileşimde olduklarını bilmeleri gerekir.

Yüksek Risk: Güvenliği veya temel hakları etkileyen sistemler (kritik altyapı, eğitim, istihdam, kolluk faaliyetleri vb.) bu sınıfa girer. Yüksek riskli sistemler, piyasaya sürülmeden önce ve tüm yaşam döngüsü boyunca değerlendirilmek zorundadır.

Kabul Edilemez Risk: İnsanlara açık tehdit oluşturan uygulamalar (toplumsal puanlama, manipülatif sistemler, gerçek zamanlı yüz tanıma vb.) yasaklanmıştır. İstisnai durumlarda mahkeme onayıyla sınırlı kullanıma izin verilebilir.

5. Yaptırımlar

Uyumsuzluk halinde uygulanabilecek idari para cezaları, ihlalin niteliğine göre 35 milyon avroya veya şirketin küresel yıllık cirosunun %7’sine kadar çıkabilmektedir. KOBİ’ler ve girişimler için daha orantılı bir yaklaşım benimsenmiştir.

Sonuç: AB Yapay Zekâ Yasasının Mevcut ve Gelecek Teknolojiler Üzerindeki Etkisi

Yasa, işe alım algoritmalarından kredi skorlama modellerine kadar bürçok günlük teknolojiyi doğrudan etkilemektedir. En kritik etkisi, teknolojinin kendisinden çok, kurumların yapay zekâyı nasıl kullandığına odaklanmasıdır. Yapay zekâ, yönetim kurulu seviyesinde ele alınması gereken bir kurumsal risk ve yönetişim konusu haline gelmektedir.

Hasan YUYUCU